30 Ocak 2010 Cumartesi

Mısır Çarşısı

Eminönü Mısır Çarşısı'ndan günlük kareler...









27 Ocak 2010 Çarşamba

Hiç gelme gideceksen...

Gripin - Hiç gelme gideceksen_ müzik

Usandik
Uslandik
Bu yagmurda
Yeter
Çok ıslandik

Yol olduk
Yok olduk
Bu yollarda asinan
Hep biz olduk
Hep biz olduk

Kimler geçerken içimden
Bir sen vardın
Melekleri imrendiren
Hiç gelme gideceksen
Ürkek buz tanesi
Zamanin gelince
Eriyeceksen

Bir açtık
Bir solduk
Soluduk yıllarca
Tek nefes olduk

Bir vardık
Bir yoktuk
Bu yolları aşındıran
Hep biz olduk
Hep biz olduk

Kimler geçerken içimden
Bir sen vardın
Melekleri imrendiren
Hiç gelme gideceksen
Ürkek buz tanesi
Zamanin gelince
Eriyeceksen

Kelimelerle oynarken hep seninle
Kanattik kalplerimizi
Kanattik uçuran birbirimizi

Ne kaldı geriye
Ne kaldi
Ne kaldi
Geriye?

Kimler geçerken içimden
Bir sen vardın
Melekleri imrendiren

Hiç gelme gideceksen
Ürkek buz tanesi
Zamanin gelince
Eriyeceksen

25 Ocak 2010 Pazartesi

Nikah şekeri ve kar...

Figen Ablacığımın nikah şekerlerini karla buluşturdum :)






23 Ocak 2010 Cumartesi

Don, kar, buhar...

Taze fotoğraf varrr :)

Erimemiş, yumuşacık karlı... Sahilde çektiğim...
Hiç böyle görmemiştim sahilimizi. Bembeyaz. Birkaç yürüyüş seven insan vardı sadece. Hava soğuktu ve kar yağmaya devam ediyordu.

Hayvanlar üşür mü? Kediler, köpekler, kuşlar üşür mü? Merak ediyorum. Allah onları üşüsün, aç kalsın diye yaratmamıştır herhalde. Bugün örneğin her pervazın altında, kar düşmeyen her yerde tatlı hayvancıkları görmek mümkündü. Düşünceli insanlarda vardı tabi onları düşünüp besleyen. Örneğin fiyonk makarna veren. :)

Deniz de garipti bugün. Her zaman soğuk bildiğimiz o sulardan buhar çıkıyordu. Karaya göre sıcaktı yani. Yani resmen;

Yeryüzü donmuş, denizler buhar olmuş uçuyor...

22 Ocak 2010 Cuma

Soğukkkkk...

Bu fotoğrafları dün çektim. Bakmayın böyle güneşli durduğuna havanın, acayip soğuktu. Özellikle de güneş gittikten sonra iyice soğudu...

Hava soğuktu, fakat güneş denizin üzerinde pırıl pırıl parlıyordu.. Yalandan bir güneşimiz vardı, bugün o da gitti, şimdi daha soğuk. Kar geliyor hatta...


Bugün her milletin yüzyıllardır kullandığı o güzel alet şemsiye, işime yaramadı. Bir şemsiye için yağmur ve rüzgarla baş edebilmek o kadar da kolay değilmiş demek ki. Ben kırılmadan şemsiyemi kapatmayı tercih ettim. Ama bazıları benimki kadar şanslı değildi. O kadar sert esiyordu ki dayanamadı zavallı şemsiyeler. Kaldırımlar kırık şemsiyelerle doluydu.
İnsanları anlayamıyorum. Çöp kutuları boş dururken koskoca şemsiyeleri nasıl yolun ortasına atıyorlar?

19 Ocak 2010 Salı

Kar...

Üzülsem mi sevinsem mi anlamadım...
Kar güzel, ama kötü olduğu yönleri de var...

Beyaz ferahlık demek, saflık temizlik demek... Bu güzel.

Ama o beyaz örtü bir kapatıcıdır, yeryüzünde ki iyilik ve kötülükleri kapatır.

İnsanları kandırır belki de görüntüsüyle, belki ortama yaydığı sessizlikle...

İşte bu yüzden de biraz yalancıdır...

Ertesi gün eriyip gidebilir... Arkasında çamur bırakarak...
Bu da kötü...




15 Ocak 2010 Cuma

İyi ki doğmuşum :)

15 Ocak... Bugün benim doğum günüm...

Doğum günümü kutlayan, hatırlayan, iyi dileklerde bulunan başta aileme ve tüm arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

İnternet sağolsun, herşeyi kolaylaştırdığı gibi bunu da kolaylaştırdı. Artık insanlar düşüncelerini daha hızlı bir şekilde açıklayabiliyor. Doğum günü mesajlarım hemencecik mail, telefon ve facebook vasıtasıyla ulaştı bana. :)

Benim de doğum günü dileklerim saat gece 12'yi geçer geçmez gelmeye başladı. Her sene olduğu gibi yine ilk kutlayan biricik canım arkadaşım Begüm'dü.

Ama benim öyle takıntılarım yoktur. Kutlanmış kutlanmamış, hediyeymiş, oymuş buymuş... Ne fark eder ki? İnsanın karşısındakine iyi davranması, ona değer vermesi, onu üzmemesi, saygı duyması, sevmesi zaten en önemli hediye değil midir?

Tüm ısrarlarıma karşın annem ve babam pasta almak için çoktan sözleşmişlerdi bile. Onlarında mutlu günü tabi... Yedi sene sabırsızlıkla bekledikleri bebeklerine kavuştukları gün. Benim ise şanslı olduğum en büyük olay, onların çocuğu olmam...

Teşekkürler her şey için :)