tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarihi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2010 Pazar

Kurumuş çiçeklerim ve ilkbahar güneşi...

En az 3 en fazla 7 yıllık güzel birikimlerim. Genellikle babamın anneme aldığı çiçekler bunlar. Doğum günü, sevgililer günü, Dünya Kadınlar Günü veya o an görülüp alınan şirin çiçekler. Ben de içlerinden en güzellerini seçip, ansiklopedilerin arasına koyardım. 32 ciltlik ansiklopedinin 2,4,12 ve 15 nolu kitaplarının arasında yıllarca saklandı. Bunlar en çok sevdiğim rakamlardı çünkü. Dolabı açıp baktığımda ilk o rakamları fark ederdim. Çiçeklerimin de onların içinde kurutmuşum. (Bu arada artık o ansiklopediler yok)

Gül, karanfil, papatya, gelin çiçeği denilen beyaz küçük tomurcuklu çiçek, çeşitli yapraklar ve ismini bilmediğim bir diğeri...


7 Şubat 2010 Pazar

Kapalı Çarşı ve Valide Han

Dün Kapalı Çarşı'daydık. Tarihi hanları gezdik, aradığımız hanı bulana kadar da baya bir dolaştık. Ben de bu arada fotoğraf çektim tabi. Bazı mağaza sahipleri çekmeye izin vermiyor. Bu gibi sorunlarla karşılaşmamak için önceden izin alıyorum bende.

Arkasından gelen soru ise şu oluyor:
-Niçin çekiyorsun?
Eğer kuyumcunun vitrinini çekeceksem, onların cevapları da böyle oluyor:
- Aynısını yapmayacaksan çek!

Benim cevabımsa yok ben amatörüm, öylesine çekiyorum, kendim için... :)

Geçen gün bir amca da, kızım filme alma beni dedi... Amca film mi kalmış, dijital bu makine... (Diyemedim tabi, desem bunu anlamayacaktı eminim:))









Bazı insanlar çalışma ortamlarından şikayet ederler. Ama zannetmiyorum ki aşağıdaki fotoğraftaki mağaza sahibinin şikayeti kadar haklı olsun. Burası o kadar küçük bir antikacıydı ki... Yine kapalı çarşı içinde. Dükkan 2 adımdan oluşuyor. Ayrıca oturacağı bir sandalye bile yoktu. Sadece bir tabure gibi bir şey vardı. Ama mağaza içindekiler çok güzeldi. Antika eşyalar, gaz lambaları (Alaaddin'in Sihirli Lambası), cezveler, kaplar, tepsiler, ve daha bir sürü küçük ıvır zıvır...


Bir kafe gördüm.. Tam benlik. O kadar şirindi ki. Kırmızı beyaz ekoseli örtüler, kırmızı karanfiller, beyaz, kırmızı, gri sandelyeler ve en fazla 2 kişinin oturabileceği küçük masalar...


Tavsiye üzerine Çakmakçılar Yokuşundaki Büyük Valide Han'a uğradık. Burası gizemli olduğu kadar, etkileyici ve ürkütücü bir yerdi aynı zamanda. Haftasonu olduğu için en üst katına çıkamadık, kapalıymış. Yukarıda çok güzel manzara varmış. Malesef çok bakımsız bu han. Hiç bakmamışlar desek daha doğru. İçerisi karanlık, yıkık döküktü. Ama dükkanlar sahipliymiş, depo olarak kullanılıyormuş.
Bu han o kadar eskiymiş ki Kapalı Çarşı'dan önce yapılmış. İpek Yolu üzerinde bulunduğu için de çok önemli bir yere sahipmiş. İnsanlar burayı kervansaray olarakta kullanırlarmış. 16. yüzyılda Kösem Sultan tarafından yaptırılmış. Kadıncağız hanını bu halde görse üzülürdü... Çünkü çok bakımsız, karanlık, ürkütücü...
Fotoğraflarını çektim tabi. Kapı fotoğrafları koleksiyonum gelişti Büyük Valide Han sayesinde. Bir sürü antika kapı fotoğrafım oldu:):)

30 Ocak 2010 Cumartesi

Mısır Çarşısı

Eminönü Mısır Çarşısı'ndan günlük kareler...